KORONAVİRÜS (COVİD19) SALGININ MÜCBİR SEBEP TEŞKİL EDİP ETMEDİĞİ VE TİCARİ SÖZLEŞMELERE ETKİSİ 17 Nisan 2020

COVİD 19 (KORONAVİRÜS) SALGIN HASTALIĞININ

MÜCBİR SEBEP TEŞKİL EDİP ETMEYECEĞİ VE

TİCARİ SÖZLEŞMELERE ETKİSİ

 

Koronavirüs Salgın Hastalığı Mücbir Sebep olarak Kabul Edilebilir mi?

 

Öncelikle mücbir sebebin tanımına bakacak olursak mücbir sebep, borcun ifasına engel olan ve herhangi bir kimse tarafından alınacak tedbirlere rağmen önüne geçilmesine imkan olmayan, beklenmedik, harici ve borçlunun iradesi dışında meydana gelen olaydır.

 

Hemen belirtelim, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları uyarınca salgın hastalıklar da mücbir sebep kabul edilmektedir. Bu kapsamda, salgın hastalığın mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi gereken şartları şu şekildedir;

 

  • Salgın hastalığın sözleşme taraflarınca önceden öngörülmesinin mümkün olmaması,
  • Salgın hastalığa tarafların karşı koymasının mümkün olmaması ve
  • Sözleşmede taraflarca üstlenilen borçların ifasının salgın hastalık nedeni ile gerçekleştirilememesi.

 

Bununla birlikte taraflar, imzalamış oldukları sözleşmelerde salgın hastalıkları, deprem, sel, yangın gibi doğal afetleri, halk hareketlerini mücbir sebep olarak belirtmişler ise anılan bu durumların ortaya çıkması sözleşme tarafları için mücbir sebep teşkil edecektir.

 

Fakat taraflar arasında akdedilen sözleşmede salgın hastalık mücbir neden olarak belirtilmemişse salgın hastalıkların mücbir sebep sayılması tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ifasını etkiler nitelikteki olması şartı ile söz konusu olacaktır.

 

Dolayısıyla Koronavirüs’ün de mücbir sebep olduğu kolaylıkla söylenebilir ancak hukukta çok bilinen bir ilkede olduğu gibi her durum ve olay kendi içinde kendi özelinde değerlendirilmelidir.

 

Açıklamalar gerekirse, her sözleşmenin koronavirüs nedeniyle mücbir sebep oluşturmasından dolayı borçlunun borcundan kurtulduğu ileri sürmek hatalı olur. Şöyle ki,

 

  • Sözleşmenin tarafları (Aşağıda örneklerle açıklanmıştır)
  • Mücbir sebep yani salgın hastalığın sözleşmenin ifasını imkansız kılıp kılmadığı,
  • Sözleşmenin imzalandığı tarih (Salgın sırasında imzalanmış sözleşmeler olabilir, bu durumda salgının bilinebilir olması nedeniyle mücbir sebepten söz edilmeyecektir)

 

Dahi, salgın hastalığın mücbir sebep kabul edilip edilmeyeceğini belirlemektedir.

Örneğin, ülkede koronavirüsünün görülmesi nedeniyle önlem amaçlı okulların, toplu etkinliklerin, fuarların, konserlerin hükümet kararıyla iptal edilmesi durumunda konseri düzenleyecek organizatör, konserin gerçekleştirileceği işletme ve konsere gidecek tüketiciler için bu husus bir mücbir sebep teşkil edecek ve sözleşme taraflarının borçları sona erecektir. Tüketici eğer konser bileti satın almışsa bileti iade edilecek, konser verecek sanatçının da konser verme borcu / yükümlülüğü ortadan kalkacaktır.

 

Hükümet tarafından alışveriş merkezlerinin kapatıldığını ancak online alışverişler için herhangi bir kısıtlama getirilmediğini, kargo firmalarının çalışması-teslimat yapması konusunda herhangi bir kısıtlama bulunmadığını varsaydığımızda internet üzerinden ürün/hizmet satın alım sözleşmeleri için koronavirüsü mücbir sebep teşkil etmeyecek, alıcı ürünlerin bedelinin ödenmesine ilişkin borcu, satıcı da ürünleri teslim etme borcunu yerine getirecek ve taraflar corona virüsünü sebep göstererek sözleşmeden dönemeyeceklerdir.

 

Koronavirüsün Ticari Sözleşmelere Etkisi Nedir?

 

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun ifa imkansızlığı başlığı altında 136. Maddesine göre mücbir sebepler nedeniyle sözleşmeye aykırı davranan borçlu, bu aykırılığın olumsuz sonuçlarından sorumlu tutulamaz. Genel itibariyle, mücbir sebep illiyet bağını keser, borçluyu sorumluluktan kurtarır.

 

Söz konusu salgın, bazı sözleşmelerden doğan borçların ifasını imkânsız hale getirebileceği gibi, bazı sözleşmeler için de aşırı ifa güçlüğüne neden olabilir. Bu hallerde, öncelikle sözleşmede mücbir sebebe ilişkin bir hüküm olup olmadığına bakılmalı ve sözleşmede hüküm bulunması halinde uyarlama veya sözleşmenin sona erdirilmesiyle ilgili olarak işbu hüküm uygulanmalıdır.

 

Sözleşmede hüküm bulunmaması halinde, üç ihtimal vardır: Sonradan ortaya çıkan kusursuz imkânsızlık veya aşırı ifa güçlüğüne ilişkin kanun hükümleri uygulama alanı bulabilir (TBK m. 136 veya 138) veya yukarıda da belirtildiği üzere sözleşme salgın hastalık döneminde akdedilmiş ise, borçlunun sorumluluğuna gidilebilir.

 

Borçların salgın hastalığın devam ettiği süre için geçici olarak imkânsız hale gelmesi durumunda, işbu süre boyunca imkânsızlığa dayalı olarak karşılıklı borçlar sona erer. Ancak bu ihtimalde, bekleme süresi dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacak ölçüde uzarsa, bu durum haklı nedenle sözleşmenin sona erdirilmesine yol açabilir.

 

Borçların ifası imkansız hale gelmemesine rağmen, aşırı ifa güçlüğüne yol açması ihtimalinde ise, kanuni şartların yerine gelmesiyle mahkemeden uyarlama talep edilebilir. Elbette ki, tarafların mutabakatıyla da uyarlama her zaman mümkündür. Uyarlamanın mümkün olmaması durumunda ise, sözleşmenin sona erdirilmesi de mümkün olabilecektir.

 

Örnek vermek gerekirse, taraflar arasında bir satım sözleşmesi kurulmuş ve mücbir sebep nedeniyle satışa konu ürünün teslimi imkansız hale gelmiş ise satıcı ilgili ürünü teslim etme borcundan kurtulacaktır. Buna karşılık olarak alıcı da satışa konu ürünün bedelini ödeme borcundan kurtulacaktır. Eğer alıcı tarafından satışa konu ürünün bedeli ödenmiş ise TBK’nın 136. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca bu bedel satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir.

 

Mücbir sebebin ticari sözleşmelere yansımasında bir diğer önemli nokta ise, borcun ifasını imkansız hale getiren mücbir sebep niteliğindeki olayın sözleşmenin karşı tarafına bildirilmesi gerektiğidir. Eğer mücbir sebep borçlu tarafından alacaklıya bildirilmez ve alacaklının zararının artmasını engellemeye yönelik önlemleri alınmaz ise borçlu, alacaklının uğrayacağı zararlardan sorumlu olacaktır.

 

Koronavirüs Kamu İhale Sözleşmeleri için Mücbir Sebep Sayılacak mı?

 

Corona virüs salgının önlenmesi ve etkilerinin azaltılması amacıyla 02 Nisan 2020 Tarihli ve 31087 Sayılı Resmi Gazetede Covid-19 (Corona Virüs) salgınının Kamu İhale Sözleşmelerine etkilerine ilişkin 2020/5 nolu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayınlandı.

 

Genelge, yüklenicilerin mücbir sebep bildirimleri için izlenecek prosedürü açıklandı. Genelge, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan sözleşmeleri (istisnaları ile beraber) kapsıyor. Genelge'de kamu ihalesi sonrasında yapılan sözleşmelerde söz konusu işin yerine getirilmesinin COVID-19 salgını nedeniyle geçici veya sürekli olarak, kısmen veya tamamen imkansız hale gelmesi durumunda yüklenicilerin imkansızlığı belgelendirerek sözleşmenin tarafı olan idareye başvurmaları gerekmektedir.

 

İdarece yapılacak değerlendirme sonucunda, ortaya çıkan durumun yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi şartlarının birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi üzerine süre uzatımı verilmesine veya sözleşmenin feshine karar verilebilecektir.

Saygılarımla, Nisan 2020 

Av. Cavit YÖNER